Categories
Turkce

CEHALET

Yazar: Muammer Gul

Iki tip insani ikna edemezsiniz, yenemezsiniz.
Biri cahil insandir.
Digeri din tüccaridir.
Tipki ortaçag Avrupasinda oldugu gibi.
Hele bir de din tüccari cahilse bir tek yol kaliyor, o da susmak.
Çok sükür ki hala ciliz da olsa bugünün Turkiyesinde konusabiliyoruz.

Categories
Turkce

Aklima Takilanlar – 2

pkkDagdaki PKK’li Kardesime Mektup!

Sana yapilan haksizliklar canina tak etmis. Bu yuzden cikmissin daglara diye duydum. Birileri hep kiskirtiyormus seni ve dagdaki arkadaslarini… Olur da birileri kiskirtir diye biriktirdigin silahlar, mermiler arasinda yasiyormussun, bir elin hep tetikte. Seni kucumsuyorlarmis cunku. Irkina gereken saygiyi gostermiyorlarmis. Yok, inanki artik kucumsemiyor kimse. Gorduk gucunu. Uykuda uyuyan adami bile oldurebilecek kadar guclu(!?) ve sonuna kadar hakli(!?) mucadelene hepimiz saygi duyuyoruz artik. Eskiden  “iyy, Kurt musun?” diye yuzunu eksiterek, her Elazig’liya soran Beyaz Turkler bile degisti. Onlar da hep senin arkanda artik. Gerci bunca yildir degismeyen Beyaz Turkler, hatalarini ancak su cozum sureci ve ateskes donemi sayesinde anlamislardi ama olsun. Onlarin bi kez daha degismesi zaman alir. Sen yine senin ozgurluk mucadeleni anlamayan bu insanlara ders vermek icin kamyon yakmaya falan devam et. Arada oldurdugun ve simdi sana kizan insanlar arasinda HDP’liler ve baska Kurt kardeslerimiz bile var ama olur o kadar. Friendly fire diyorlar Amerika’da. Sorun degil. Yeter ki sen ozgurlugun icin savasmaya devam et. Politik molitik isler faso fiso… Secimle kim hukumet degistirmis, haklarina sahip cikmis ki?!?! Vahsetin hakim oldugu bir direnis ne zaman basarili olmamis ki?!?!?! Sen oldurmeye devam et. E, bu ugurda bir kac arkadasin olmus, bir kac masum insan kaynamis, nolacak? Senin cocuguna Bejewan ismini koyabilmen icin bir kac kayip verilmis cok mu? Ayy pardon, o eskidendi di mi? Neyse olsun, baska haksizlik mi yok ugruna savasmak gereken! Mesela toplum icinde hep Turkce konusmaya zorluyorlardi seni. Ayy, o da hallolmustu galiba ama ne bileyim ana dilde okul acmiyor devlet mesela size.  E, bu da dilini yasaklamak gibi bir sey sonucta. Bu ugurda bir kac bebek daha konusmaya baslayamadan babasini kaybetmis, nedir ki?

Aslinda anliyorum seni. Bana da yapiyorlar burda bazen. Ben Turkum diyince, “e biz de Italyaniz, biz de Arabiz, biz de Almaniz, biz de Pakistanliyiz, so what?” diyorlar. “Turksen Turksun, n’edek yani!” gibisinden… Yani, koskoca Turk’um, adamlarin umrunda bile degil. Tam daga cikma sebebi. Dunya globallesiyormus falan fisman. Zikkim globallesiyor. Turkum ulan ben. Turkce konusmam lazim her yerde. Yani evet, is ortaminda olmuyor, hep yabanci sirketlerle calisiyoruz. Ya da, burda yasayan baska milletler var. E, ortak dil Ingilizce olunca mecbur ediyorlar Ingilizce konusmaya. Ama adimi kisalta kisalta kirk kere tekrar ediyorum, soyleyemiyorlar. E, onlarla mi ugrasicam, mecburen, isimi cabucak halletmek icin, Tracy diyip geciyorum. Bu da hakaret gibi. Cok rencide oluyorum haliyle. Daga cikip, iki tanesini oldureceksin ki, duzgun soylemeyi ogrensinler adimi. O kucumsedikleri Turk kimmis gorsunler.

Turk cocuklu aileler var. Cocuklar, ana dillerini ogrenemeden buyuyor burda. Evde Turkce konus konus, nereye kadar. Turk okulu acmiyor ki Amerikan hukumeti. Hadi bizi gectim, Meksikalilara acin bari di mi Ispanyolca okullar? Gerci bazi Turkler Turk okulu aciyormus her yere. Ama napiyim, parayi benim irkim verecek olduktan sonra dedem de okul acar. Devlet acsin bakalim yigitse… Ben niye gonullu oliyim ozel okul acmak icin? Yani uyusturucu kacakcisi miyim, nerden bulucam o kadar parayi, di mi?

O degil de, bu Meksikalilar cok saf millet. Ulan senin topraklarina, 100-200 yil once gelmis yerlesmis Amerikalilar. Bi de utanmadan, sinirdan kacak Amerika’ya girdin diye seni sinir disi ediyorlar. Buna ragmen daga cikmiyorsun? Manyak bunlar. Gerci sivil direnisleriyle bayagi kacak Meksikaliya Amerikan vatandasligi verilmesini sagladi haytalar. Nasil yaptilar bilmiyorum. Bi kursun bile sikmadan haklarini almaya basladilar, hic aklim almadi. Politikaya falan giriyormus bazilari, oyle duydum.

Neyse, bizi bosver. Sen iyi misin, onemli olan o? Keyfin yerinde mi? Imrali, Kandil falan nasil? Bayagi international calisiyorlar diye duydum. Iyi iyi… Globallesen dunyada, Amerika, Avrupa, Ortadogu ayrimi yapmadan, hepsiyle iyi iliskiler icinde olmak sart. Gerci sen Kurt kardeslerinin haklari icin savasiyorsun, Avrupalilar, Amerikalilar falan da topumuzdan tiksinir. Ama o ayri, o ayri tabii… Teror baska, alisveris baska…

O degil de, HDP calisiyordu bayagi sizin icin… Bayagi da hukumete rakip olacak kapasiteyle gumbur gumbur geliyordu. O isin de icine ettiniz biraz ama n’apalim. Ozgurluk ve baris icin sart bunlar tabii. Ama inanir misin, hala iki arac yakmana, iki polis oldurmene takilip, su hakli mucadeleni anlayamayanlar cikiyor ya, ben de en cok ona sasiyorum.

Categories
Turkce

Aklima Takilanlar – 1

yalanFacebook’ta okudugum haberlerin %90i ya carpitilmis, ya photoshop, ya 10-yil-onceye-ait-ama-simdi-gibi-gosteriliyor ya da kulliyen yalan. Haber belli basli bir gazetenin linkiyse, can alici ve sok bir baslik, ama altinda baslikla hic alakasi olmayan gereksiz bir haber. Bu yuzden arkadaslar, FB’tan paylasilan hic bir habere zerre kadar inancim yok. Turk gazetelerine de inancim yok. Hatta artik gozumle gormedigim hicbir seye inancim yok. Turkiye’de standartlarimiz o kadar dusmus ki, gonul rahatligiyla paylasabildigimiz tek durust, tarafsiz, (ahlaksiz) haber kaynagi Zaytung…

Diyeceksiniz ki, herkes mi yalan soyluyor? Hic mi inanilacak, guvenilecek bir haber kaynagi yok koca ulkede. Yok degil. Var. Bi tane var. Turkiye olarak herkesin inandigi, guvendigi, sozunun eri, dogru haberin kaynagi tek bir yer var. Fuat Avni. Onun da kim oldugu belli degil. Adam arada bir tutturmuyor ki, her seyi biliyor arkadas. Ama kimse de demiyor ki, Turkiye gibi at izinin, it izine karistigi bir ulkede bu kadar gercegi, ustelik daha yasanmadan bu adam nerden biliyor? O isin de suyu cikacak yaninda, bakin buraya yaziyorum. Ilerde dersiniz, Turkish T bilmisti bunun boyle olacagini diye…

Facebook’ta ya da internette akil almaz haberleri gorunce, neyin ne olduguna nasil karar veriyorsun diye sordugunuzu duyar gibiyim. Saka saka. Oyle bir sorunuz olmadigindan eminim. Ama ben yine de soyliyiim. “Bir haberin gercek olup olmadigini anlamak icin once ayni haberin butun dunya medyasindaki yansimalarini okuyorum, sonra Turk medyasindaki carpitilmis ve tarafli haberlerin nasil ve ne sekilde, hangi taraflar tarafindan ne derece carpitildigini okuyorum. Sonra ayni haber ile ilgili yalanlayici haberleri ve altarindaki ucuk, kacik yorumlari da okuduktan sonra, yine kendi kafama gore tahmin yurutuyorum.” Daha dogrusu yurutuyordum. Ama sonra dusundum. Madem bunca saat ugrasip didindikten sonra, yine kendi kafama gore karar vericektim, ne diye kendimi harab, vaktimi heba ettim diye… Artik cok daha iyi bir yontem buldum. Turkiye haberlerini okuyunca, once derin bir nefes aliyorum, sonra bilgisayarin kapagini kapattigim gibi, kosarak bahceme cikip, yetistirdigim domates, biber ve patlicanlari topluyorum. Sonra da elime guzel bir kitap alip, sezlonguma kurulup, gunesin batisini izliyorum. Huzur organik tarimda arkadaslar… Hepinize tavsiye ederim!

 

Categories
Turkce

Hepiniz Ayaginizi Denk Alin

"9 yasinda bir cocuktan dogum gununde para caldim. Hirsizlik yapmayin yoksa benim gibi olursunuz."
“9 yasinda bir cocuktan dogum gununde para caldim. Hirsizlik yapmayin yoksa benim gibi olursunuz.”

Amerika’da, Ferguson’da yasananlarin yankilari tum hiziyla devam ederken bugun bir beyaz polis memuru daha silahsiz bir zenciyi oldurdu. Polis ifadesinde cocugun kendisine saldirdigini, elektrikli cobunu almaya calistigini, bu yuzden mecbur kaldigini anlatmis. Tam da irkci beyaz polis cinayetlerinden illallah gelmis bir noktadayken, bu olay da iyice tuz biber olmasin diye buyuk ihtimalle polisin ifadesi esas alinip, sucu hafifletilecekti. Fakat, o is oyle olmadi. Olayi goren bir vatandasin cektigi videoyu YouTube’a atmasi sayesinde, cocugun silahsiz oldugu ve arkadan vuruldugu ortaya cikti ve simdi polis cinayetle yargilaniyor.

Yepyeni bir cagda yasiyoruz. Ukala, irkci, acimasiz insanlarin yaptiklari kotuluklerin yanina kar kaldigi bir dunya yok artik. Yaptiginiz zerre kadar kotulugun de, zerre kadar iyiligin de karsiligini ayni anda Facebook’tan, Twitter’dan almaniz mumkun. Hem de 100 misli. Yani cennet de cehennem de sosyal medyada…

Yalova valisi de olsaniz yaptiginiz kotulugun karsiliginda, isminizle, cisminizle, resminizle sosyal medyada sizi rezil rusva etmek icin bekleyen binlerce, milyonlarca Facebook, Twitter kullanicisi var artik. Acimasiz bir insan misiniz? Korkun. Facebook daha acimasiz. Baskalarini asagilamaktan zevk mi aliyorsunuz? Dikkat edin. Twitter daha cok zevk aliyor. Savunmasiz insanlari taciz mi ediyorsunuz? Hele bi deneyin. YouTube her an sizi gozetliyor. Bundan sonra yok oyle caninizin istedigi gibi at kosturmak meydanlarda. Her yer android kayniyor. Herkes her an hepinizin hayatini an be an takip ediyor.

Facebook hesabiniz yok mu? Twitter’dan bir sey paylasmiyor musunuz? Farketmez. Biz sizin cep telefonlariyla cekilmis videolarinizi dunya aleme izletiriz. Sizin ruhunuz duymaz. Hayatinizi karartiriz, ne oldugunu anlayamazsiniz.

Abarttigimi mi dusunuyorsunuz? O zaman sosyal medyanin neler yapabileceginden hic haberiniz yok demektir. Amerika’da “public shaming” diye bilinen, “toplumda utandirma, karalama, sosyal linc”, hani eskiden aforoz etmek denilen olgu Turkiye’de cok daha vahim sonuclar dogurabiliyor. “Ayip” kavraminin degil var olmak, anlasilmasinin bile mumkun olmadigi Amerika gibi bir ulkede bile bir cok insanin hayatini karartiyor. Justine Sacco’nun Twitter’da attigi bir mesaj yuzunden isinden ve evinden olmasi New York Times‘a konu olmustu. Onun gibi binlerce ornegi var.

Ama en cok politikacilarin isi zor. Bu devirde diktator olmak bile zor arkadas. Eskiden olsa emret askere, polise, ne istiyorsan yapsin. As, kes, kimsenin ruhu duymaz. Simdi oyle mi? Sosyal medyayi kapattiracak gucun var, yine de elin kolun bagli. Gazeteci degil ki iki uc kurus para verip, yanli haber yaptirabilesin. Torba degil ki, 75 milyon insan. Birini kapatsan, digeri aciliyor. Birinin agzini buzsen, baska biri pirtliyor. Caktirmadan bir iki kanun gecireyim yok. Soyle sessizce bi kac isyanciyi asayim yok. Eee, niideyim boyle makami dedirtiyor insana adeta…

O yuzden, listeye girmemis milletvekili adaylari, sevinin. Allah yuzunuze bakmis. Adayligi kabul edilmis olanlar, siz de her hareketinize dikkat edin. Zira artik, siyaset yapmak eskisi kadar kolay degil. Kisitli bir radyo programi ve resmi gazete disinda neler olup bittiginden haberdar olmayan halklari yonetmekle, her an her yasanan olayin goruntulenip, butun dunyada ayni anda izlenebildigi bir zamanda halklari yonetmek ayni sey degil. Hepinize kolay gelsin diyorum. Gozumuz ustunuzde. Good luck! 😉

 

 

Categories
Turkce

Hayvanligin Teshisi

ozgecanIstatistiklere ve bilimsel arastirmalara gore, Turkiye, butun Ortadogu ulkelerine gore cinayet oranlarinda birinci sirada imis. Kadinlarin olduruldugu cinayetlerde ise 2003 yilindan bu yana %1400 oraninda bir artis gozlenmis. Yuzde bin dort yuz! Katillerin neredeyse hepsi erkek ve hatta cogu zaman kadinin kendi aile mensuplari… Bazen babasi, amcasi, abisi, oglu, hatta torunu… Ya da bu son olayda oldugu gibi bindigi minibusun soforu, onun babasi, onun arkadaslari…

Akillara durgunluk verecek duzeyde bir psikopatlik, bir sapiklik almis basini gidiyor. Turkiye’ye dair haberleri izlerken hepimiz dehsete kapiliyoruz. Dugun cikisi gelin ve damadin onunu kesip para isteyen, vermeyince damadi olduren adamlar. Karisini ve cocuklarini bicaklayan hayvanlar… Kendi yetmiyormus gibi bir de babasini tecavuz sucuna dahil eden hayvan oglu hayvanlar…

Neden “ahlak, vicdan ve merhamet sahibi”, yani kisaca “insan” olmak konusunda bu kadar gucluk ceken bir millet yetisiyor ulkemde? Bu korkunc gozu donmuslugun sebebi ne? Niye bu kadar artiyor bu vakalar? Cezalar mi caydirici degil? Yoksa ruh sagligi bozuk yetismis nesillerin ceremesini mi cekiyoruz?

Bunlarin cevabini bilmiyorum. Fakat, yakin bir gecmiste bunlara benzer vakalarla ilgili bir kitap okudum. Kitabin adi “The sociopath next door”. Yani “Yanibasinizdaki sosyopat”… Kitap, bizim daha cok halk arasinda psikopat dedigimiz insanlarin ozelliklerini, sayica ne kadar fazla olduklarini ve onlari nasil teshis edebilecegimizi anlatiyor. Bu rahatsizligin aslinda insanlardaki en belirgin ozelliginin vicdan yoksunlugu oldugunu soyluyor yazar. Yani, bazi insanlar vicdansiz doguyor. Vicdan sahibi olmamak, yanlis ile dogruyu ayirt etme yetisinden yoksun olmak demek degil. Insan dedigimiz varliklarin yanlis bir sey yaptiklarinda duyduklari vicdan azabindan yoksun olmak. Bu tip insanlar, ne kadar korkunc seyler yaparlarsa yapsinlar, vicdan azabi duymuyorlar. Cunku basta vicdan olmak uzere, sevgi, aidiyet, aileye, arkadasa veya topluma karsi baglilik duygusu gibi butun insani vasiflardan yoksunlar. Bu duygular onlar icin sadece istediklerini elde etmekte kullanabilecekleri birer arac. Ve istediklerini elde etmek icin yapamayacaklari hic bir sey yok.

Kendilerini kisitlayan ve otokontrolu saglayan bir vicdani olmayan insanlar, hayatta cok basarili olabiliyor. Cunku, ne birini uzmekten, ne olumune sebep olmaktan, ne yalanlariyla insanlara zarar vermekten zerre kadar rahatsizlik duymuyorlar. Ve maalesef, bu da onlara bir cok kapiyi aciyor. Ornegin, vicdansizlik, calistiginiz isyerinde baskalarina iftira atarak veya onlari zayif gosterecek yalanlar soyleyerek, isinizde yukselmenizi saglayabiliyor. Islediginiz suclarin cezasini cekmemek icin sucu baskasina atmaktan cekinmemenizi sagliyor. Yaptiginiz kotuluklerden herhangi bir rahatsizlik duymadiginiz icin de, huzur icinde basarinizi kutlayabilmenizi, kendinize guveni sagliyor. Ama vicdanli bir insansaniz, bu sosyopatlar karsisinda hep dezavantajli konumdasiniz. Bu yuzden, bu insanlari nasil teshis edebilecegimizi ogrenmek zorundayiz.

Insani vasiflari olan herkesten farkli olduklarindan, bu vicdansizlarin, insanlari kolaylikla etkileyebilen cekici bir taraflari da var. Ilk iki karisini oldurmus bir katilin, katildigi yarisma programinda nasil Seda Sayan’in sempatisini kazandigini hatirlarsiniz. Kitapta gercek hayattan oyle ornekler var ki… 21 yasina gelmis bir kiz, oz babasinin bir sosyopat oldugunu, adam bir cinayet isledikten sonra bile kabullenemiyor. Kadin, kocasinin her psikopatligina alistigi icin, onun sevgiden ve vicdandan yoksun bir insan oldugunun yillarca farkina bile varamiyor.

Peki benim guzel ulkemde bu rahatsizlik neden bu kadar yaygin? Ya da giderek yayginlasiyor mu? Turk filmleri neden hep boyle karakterlerle dolu? Dizilerin kahramanlarinda bile neden hep psikopatca bir intikam arayisi ya da hic bir vicdani rahatsizlik duymadan baskalarina zarar verme egilimi var? Sanki toplumca ruh sagligimiz cok yerindeymis gibi, bir de bunlar neden sanki cok normalmis gibi kaziniyor beyinlere?

Acaba bu psikopatlar, yaptiklari her seye ragmen, sokaklarda elini kolunu sallaya sallaya gezebildigi icin mi? Bu vicdansizliklar gercek hayatin bir parcasi oldugu icin mi?

Bu vakalarin coklugu, ulkemdeki dengesiz ruh haline ve dengesiz (soylemiyle, ornegi birbirini tutmayan) ahlak egitimine bagli diyelim, peki neden bunlarin sonucunu cekenler hep kadinlar oluyor? Politik soylemler, adalet sistemindeki bozukluklar, cezalarin yetersizligi, vs. hepsi bu psikopatliklarin artmasina sebep belki ama ben asil sunu merak ediyorum. Neden haddini bilmez erkegin biri, kadinin nerede, ne zaman neselenip, kahkaha atacagini bile belirlemekte kendinde soz hakki buldugunda, “adam hakli” diyen kadinlar cikiyor? Kadini erkekten daha az degerli goren bir kadin nufusumuz mu var? Bu kadin nufusunun yetistirdigi erkekler tarafindan oldurulmuyor mu kadinlarimiz? Erkekler cok agir bastigi icin mi, kadinlar hep hafifletici sebep kurbani oluyor?

Bu yazimda erkeklere degil, Turk toplumunun annelerine sesleniyorum.

Peygamberimiz, bir seyin dogru mu yanlis mi olduguna karar veremiyorsaniz, vicdaniniza sorun, vicdaninizi rahatsiz eden seyden cekinin, demis. Siz de cocuklarinizi egitirken, kulturel onyargilarinizi bir tarafa birakip, vicdaninizla karar verin.

-Erkek cocuklarinizin ahlakinin da en az kiz cocuklarinizinki kadar onemli oldugunu unutmayin.

-Kizlarinizin namusunu koruyalim derken, erkek cocuklarinizi gozu donmus katiller olmaya tesvik etmeyin.

-Cocuklarinizi, mini etek giymenin, bir kiza tecavuz etmekten daha buyuk bir ahlaki yoksunluk olduguna sartlandirarak buyutmeyin.

-Kiz cocuklarinizi, erkek cocuklariniza verdiginiz haklardan mahrum ederek, onlari acizlestirmeyin, asagilik kompleksiyle yetistirmeyin.

-Cocuklariniza kadina saygi duymayi ogretin. Sirf fiziksel ustunlukleri var diye, kadinlara karsi guc gosterisinde bulunmanin ne kadar acizce ve hatta hayvanca oldugunu ogretin.

Ogretin ki, bir gun bu cocuklar onemli karar noktalarina geldiklerinde, gercek namus ve ahlak sahibi, vicdan ve merhamet sahibi bir “insan” gibi adilce kararlar verebilsinler. Cunku, ortada bir vicdan yoksa, o zaman ancak hak ve adalet yerini buldugunda ahlaki nizam kurulabilir.

Yanibasinizdaki sosyopat adli kitapta yazar, madem vicdan sahibi olmanin bu kadar dezavantaji var, secim hakkiniz olsa siz neyi tercih ederdiniz, diye soruyor? Vicdansizligi mi? Yoksa butun dezavantajlarina ragmen vicdan ve merhamet sahibi olmayi mi? Insan olmayi mi?

Bu yazimi bu kadar karamsar bitirmek istemiyorum. Cunku biliyorum ki, guzel ulkemde, butun dezavantajlarina ragmen insan olmayi tercih edecek olanlarin sayisi, bu hayvanlarin sayisindan cok daha fazla. Bu yuzden, hepinizi bu imza kampanyasina destek olmaya cagiriyorum. Bu noktada elimden daha fazlasi gelmiyor.